KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ HASTALIĞI

Bu hastalık son yıllarda birçok ilimizde yaygın olarak
görülmektedir. Bizde ise basında çıkan haberler
nedeniyle panik içerisinde birçok hasta müracaat
etmesine rağmen şu ana kadar KKKA hastalığının
görülmemesi sevindiricidir.
Sadece
Hyalomma
marginatum adlı keneler bu
hastalığı taşırlar. Türkiye’de ilk defa 2002 yılının
ilkbahar ve yaz aylarında başta Tokat, Çorum, Sivas,
Amasya, Yozgat, Gümüşhane, Bayburt, Erzurum, Erzincan ve
çevresi olmak üzere geniş bir coğrafi alanda ortaya
çıkmıştır. Ayrıca Kastamonu, Bartın, Ankara ve Balıkesir
illerinde de görülmüştür. Her yıl Mayıs-Ekim ayları
arasında görülmekte ve Temmuz ayında pik yapmaktadır.
İnsanlara bulaş enfekte
kenenin ısırması ve viremik
dönemdeki enfekte kene ve
yabani hayvanların kan ve dokuları ile temas yoluyla
olabilmektedir. Bu nedenle veteriner hekimler ve
kasaplar gibi hayvanlarla uğraşanlar, kene ile temas
edebilmeleri nedeniyle piknikçiler ve kene ve hastalarla
direkt temas eden sağlık çalışanları bulaş için risk
grubunu oluştururlar. Bu güne kadar ülkemizde sağlık
çalışanlarında görülen vakaların tümünü hemşireler
oluşturmaktadır.
Bulaşın
viremik dönemdeki
hastaların kanı ve solunum
sekresyonları ile temas şeklinde olduğu
dikkat çekicidir. Bunlar çoğunlukla
kontamine iğne batması, solunum yolunu açık tutma
ya da solunum cihazına bağlama sırasında
enfekte solunum
sekresyonlarına
konjunktival veya
mukozal
maruziyet ve ağızdan ağıza
solunum ile mukozal
maruziyet şeklindedir. Bu
nedenle hastalara müdahale sırasında maske, gözlük ve
eldiven gibi kişisel koruyucu önlemlere riayet çok
önemlidir.
Hastalık gelişimi virüs kene ısırması ile alındığında
1–3 gün, enfekte kan ve
dokulara temasla alındığında ise 3–13 gün arasında
olmaktadır. Hastaların %90’ı virüsü alsa bile hafif bir
klinik gösterir. Kuluçka döneminden sonra birdenbire
ateş, üşüme, titreme, baş ve vücut ağrıları ve bitkinlik
hissi ile başlar. Kliniğin ağır seyrettiği hastalarda
mukoza ve cilt kanamaları, diş eti kanaması, burun
kanaması, mide-barsak kanamaları, idrar yollarında
kanama, beyin ve karın içi çeşitli kanamalar meydana
gelebilir. Kanamaların şiddetli olduğu olgularda
hastalığın ikinci haftasında koma ve ölüm görülebilir.
Tedavide bazı antiviraller
kullanılmaktadır. Hastalığa karşı bu gün için
geliştirilmiş bir aşı yoktur.
Vücuda
yapışan kene varsa bir cımbızla, kenenin deriye
yapıştığı yerden tutulup sağa sola oynatılarak çivi
çıkarır gibi çıkarılmalıdır. Vücut üzerindeki keneler
öldürülmemeli ve patlatılmamalıdır. Keneleri vücuttan
uzaklaştırmak amacıyla üzerlerine sigara basmak veya
kolonya ve gazyağı dökmek gibi yöntemlere
başvurulmamalıdır. Kene vücuttan çıkartıldıktan sonra,
ısırık yeri su ve sabunla temizlenmeli ve daha sonra
antiseptik ile silinmelidir. Kene vücuttan ne kadar kısa
sürede çıkarılırsa hastalık riski de o kadar
azalmaktadır.
Sonuç
olarak bu hastalık ilimizde henüz sorun teşkil
etmemesine rağmen yoğun bir şekilde çevre illere
mevsimlik işçi olarak gidildiğinden ileriki dönemlerde
ilimizde de bazı vakaların görülebilmesi muhtemeldir. Bu
nedenle en önemlisi koruyucu önlemleri alarak kene ile
hiç karşılaşmamaya çalışmalı, kene ısırığı olduğunda da
en yakın sağlık birimine başvurmalıyız.